çocukken 30 yaşındaki insanları yetişkin sanırdık. şimdi 30’dayız ve içimizde hâlâ 17 yaşındaki o kararsız çocuk var. kimse bize bunun normal olduğunu söylemedi.
gecenin-sesi · 3 hf önce
Ara
83 sonuç bulundu.
çocukken 30 yaşındaki insanları yetişkin sanırdık. şimdi 30’dayız ve içimizde hâlâ 17 yaşındaki o kararsız çocuk var. kimse bize bunun normal olduğunu söylemedi.
gecenin-sesi · 3 hf önce
altı çizilen cümle, o anki ruh halinin fotoğrafı. yıllar sonra kitabı açtığında, çizdiğin cümleye değil, o cümleyi neden çizdiğine şaşırıyorsun. kitap değil, kendin değişmişsin.
anonim · 3 hf önce
garsona, taksi şoförüne, kapıcıya nasıl davrandığına bak. sana gösterdiği nezaket bir performans olabilir; ona ihtiyacı olmayan birine gösterdiği nezaket ise karakter.
gecenin-sesi · 1 hf önce
kendini anlatmayı bıraktığın an bir tür özgürlük başlıyor. insanların seni yanlış tanıması, senin kim olduğunu değiştirmiyor.
bisikletli · 1 ay önce
şemsiyesi olanların şemsiyesini taşımak zorunda olduğu, olmayanların ise özgürleştiği gün. ıslanmak istanbul’da bir tür arınma; kimse sana bakmaz, herkes kendi ıslağına bakar.
anonim · 1 ay önce
yıllar sonra görüyorsun ve şaşırıyorsun: bu kişi için mi günlerce uyuyamadım? insan hafızası acıyı büyütüyor, kişiyi küçültüyor.
gecenin-sesi · 3 hf önce
ben artık mülakat sonunda soruyorum: "süreç ne zaman kapanır, dönüş yapılacak mı?" cevap vermeyen şirket, zaten cevabını vermiş oluyor.
bisikletli · 2 hf önce
bir de şu var: seni dinlerken gözleri nereye gidiyor? cevabı hazırlarken mi dinliyor, gerçekten anlamak için mi? ikisi arasındaki farkı bir konuşmada anlarsın.
bisikletli · 1 hf önce
ikincisi: kendini anlatırken kronolojiye sıkışmak. "2019’da şurada başladım, 2021’de ayrıldım" yerine "şu problemi şöyle çözdüm" demek çok daha etkili. kimse özgeçmişini dinlemek istemiyor, zaten okuyor.
gecenin-sesi · 1 ay önce
korkunun en yorucu tarafı: ne zaman olacağını bilmemek. her yeni model çıktığında aynı soru: bu sefer benim işim mi?
anonim · 3 hf önce
gelecekteki ben, bugün otuz üç yaşındayım ve hâlâ aynı şeyden korkuyorum: kimseye ihtiyacım olduğunu söylemekten. bunu okuduğunda umarım değişmiş olur. değişmemişse de sorun değil, sadece hatırla.
sana "iyi ki varsın" diyemedim. diyecektim, bir cuma akşamı, sen kapıdan çıkarken. sonra bir daha o kapı açılmadı. iyinin de iyisi vardı. keşke söyleseydim.
en yakın arkadaşımın sevgilisiyle bir kere uzun uzun konuştum ve bunu hâlâ ona söylemedim. kötü bir şey olmadı, sadece söylemedim.
babamın hastalığını iş yerinde kimseye söylemiyorum. her sabah "iyiyim" diyorum ve her akşam arabada beş dakika oturuyorum.
ankara çankaya, 1+1, eşyalı, ulaşım iyi. öğrenciye verilir, kefil istemiyoruz.
bu ay kirayı nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum. istanbul, depo/lojistik işi arıyorum, ehliyetim var.
bir insanı tanımadan sevmenin bir adı var mı? yoksa bu sadece yalnızlığın kılık değiştirmesi mi?
sana "iyi ki varsın" diyemedim. diyecektim. bir cuma akşamı, sen kapıdan çıkarken. sonra bir daha o kapı açılmadı. iyinin de iyisi vardı, keşke söyleseydim.
babam, sana hiç kızmadım. sadece anlatacak bir şey bulamadım. şimdi İstanbul’da bir odada oturmuş, sana yazıyorum. mektubu göndermeyeceğim, biliyorum. ama bir yere yazmam gerekiyordu.
birinin "iyi misin" demesi bazen bütün günü kurtarıyor.